Ana SayfaKonu AnlatımıYazım (İmla) Kuralları
Türkçe

Yazım (İmla) Kuralları

Yazım kuralları, KPSS Türkçe testinde hem doğrudan soru olarak hem de paragraf ve anlatım bozukluğu sorularının içine gizlenmiş biçimde sürekli karşımıza çıkar. Bu konunun büyük kısmı ezber değil, mantık işidir; bir kuralı bir kez doğru kavradığında onlarca farklı kelimede aynı mantığı uygulayabilirsin. Bu yazıda en çok karıştırılan noktaları -de/da ayrımından kısaltmalara- örneklerle netleştiriyoruz.

Bu yazıda
  1. Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler
  2. "de/da" Bağlacı ile Bulunma Hâli Ekinin Ayrımı
  3. Bağlaç "ki" ile İlgi Eki "-ki"nin Ayrımı
  4. Birleşik Kelimelerin Yazımı
  5. Sayıların Yazımı
  6. Kısaltmaların Yazımı

Büyük Harflerin Kullanıldığı Yerler

Her cümle büyük harfle başlar; bu en temel kuraldır. Bunun dışında büyük harf kullanımını gerektiren durumların ortak noktası, kelimenin "özel" bir varlığa işaret etmesidir. Kişi adları ve soyadları (Mehmet Akif Ersoy), hayvanlara verilen özel adlar (Karabaş), millet, devlet, dil, din ve mezhep adları (Türk, Türkiye, Türkçe, İslam, Müslüman) her zaman büyük harfle başlar. Kurum ve kuruluş adları da (Türk Dil Kurumu, Millî Eğitim Bakanlığı) büyük harfle yazılır; kitap, dergi, gazete adlarının da her kelimesi genellikle büyük başlar (Safahat, Cumhuriyet gazetesi).

Gezegen ve gök cismi adları, gerçek anlamda gökyüzündeki cismi belirtiyorsa büyük yazılır: "Dünya Güneş'in etrafında döner." Ama aynı kelimeler mecaz ya da genel bir anlamda kullanıldığında küçük harfle yazılır: "Bu şehrin dünyası çok farklı." veya "Sınıfın güneşi gibiydi." Yön bildiren kelimeler de benzer bir ayrıma tabidir: bir bölgenin özel adının parçası olduğunda büyük yazılır (Doğu Anadolu Bölgesi, Güneydoğu Anadolu), ama yalnızca yön belirtirken küçük yazılır ("Eve doğru yürüdü.", "Güneyden esen rüzgâr.").

Unvanlar, özel isimle birlikte kullanıldığında büyük harfle başlar: Cumhurbaşkanı Atatürk, Öğretmen Ayşe Hanım, Doktor Mehmet Bey. Hitap sözlerinde de aynı kural geçerlidir: "Sayın Müdürüm", "Sevgili Kardeşim" gibi ifadelerde hitap edilen kişiye yönelik sözcük büyük yazılır. Tarihî dönem, çağ ve olay adları da özel isim sayıldığı için büyük harfle yazılır: Kurtuluş Savaşı, Cumhuriyet Dönemi, İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ, Yakın Çağ gibi.

💡 Büyük harf sorularında pratik yöntem şudur: Kelimeyi cümleden çıkarıp "Bu, benzersiz/tek bir varlığın adı mı, yoksa genel bir tür mü?" diye sor. Cevap "benzersiz bir varlık" ise büyük, "genel bir tür/durum" ise küçük yazılır.

"de/da" Bağlacı ile Bulunma Hâli Ekinin Ayrımı

Türkçede iki farklı "de/da" vardır ve bunları ayırt etmek KPSS'nin klasik sorularından biridir. Birincisi bağlaç olan "de/da"dır: her zaman ayrı yazılır, hiçbir zaman ünsüz benzeşmesine uğramaz yani "te/ta" biçimine dönüşmez, ve cümleden çıkarıldığında cümlenin temel anlamı bozulmaz (sadece "dahi, bile" anlamındaki pekiştirme vurgusu kaybolur). "Ben de sinemaya gideceğim." cümlesinde "de" çıkarılırsa "Ben sinemaya gideceğim." cümlesi hâlâ anlamlıdır; bu yüzden "de" burada bağlaçtır ve ayrı yazılır.

İkincisi ise bulunma hâli ekidir: kelimeye bitişik yazılır, ünsüz benzeşmesine uyar (sert ünsüzle biten kelimeden sonra "-te/-ta" olur), yer veya zaman bildirir ve cümleden çıkarıldığında cümle anlamca eksik ya da hatalı kalır. "Kitap çantada duruyor." cümlesinde "çantada" bitişiktir; "çanta" çıkarılamaz çünkü kitabın nerede olduğu bilgisini taşır. Aynı şekilde "Toplantı saat beşte başlayacak." cümlesindeki "beşte" de bitişik yazılan bir hâl ekidir.

ÖRNEK

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "de/da" nin yazımı yanlıştır?
A) Ben de bu fikre katılıyorum. B) Kalem çekmecede duruyor. C) O da bizimle gelecekmiş. D) Sokaktada kimsecikler yoktu.

Çözüm: A ve C'deki "de/da" bağlaçtır ve doğru biçimde ayrı yazılmıştır; B'deki "çekmecede" bulunma hâli eki olduğu için doğru biçimde bitişik yazılmıştır. D seçeneğinde ise "sokakta" (bulunma hâli eki, bitişik) kelimesinin üzerine bağlaç olan "da" da eklenmesi gerekirken ikisi birleştirilerek tek kelime gibi yazılmıştır; doğrusu "Sokakta da kimsecikler yoktu." biçiminde, "sokakta" bitişik ve "da" bağlacı ayrı olmalıdır. Cevap: D.

Bağlaç "ki" ile İlgi Eki "-ki"nin Ayrımı

Bağlaç olan "ki" her zaman ayrı yazılır ve cümleler arasında bağlantı kurar, açıklama yapar ya da pekiştirme amacı taşır: "Bilmiyordum ki sen de geleceksin.", "Öyle çalıştı ki sınavı birincilikle bitirdi." Bu bağlacın kalıplaşmış birkaç istisnası vardır ve bunlar bitişik yazılır: "sanki, oysaki, mademki, halbuki, meğerki, belki". Bu kelimeler zamanla tek bir sözcük hâline geldiği için ayrı yazılmaz.

İlgi eki olan "-ki" ise bitişik yazılır ve bir varlığın başka bir varlığa, zamana ya da yere aitliğini gösterir: "duvardaki tablo, akşamki maç, yarınki toplantı, kışınki soğuklar, benimki, seninkiler." Bu ek, Türkçe kökenli sözcüklerdeki diğer eklerin aksine büyük ünlü uyumuna uymaz; kelime kalın ünlülü olsa bile ek her zaman ince "-ki" biçiminde kalır (örneğin "yoldaki" yazılır, "yoldakı" yazılmaz).

ÖRNEK

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ki" nin yazımı yanlıştır?
A) Masadaki kitapları getir. B) Sandalki çocuklar kim? C) Onun kalemi benimkinden daha güzel. D) Sanki hiç görmemiş gibi baktı.

Çözüm: B seçeneğindeki "sandalki" yazımı yanlıştır. İlgi eki "-ki" doğrudan ismin köküne değil, bulunma hâli ekinin ("-da/-de") üzerine gelir; yani önce "sandalda", sonra "sandaldaki" olur. Cümlede "sandalda oturan çocuklar" kastedildiği için doğru yazım "sandaldaki çocuklar" olmalıdır. Diğer seçenekler doğrudur: A'da "masadaki" (masada + ki), C'de "benimkinden" ve D'de bağlaç olan "sanki" kurallara uygun yazılmıştır. Cevap: B.
⚠️ "-ki" ekinin arka arkaya iki kez kullanıldığı durumlar da vardır: "onun-ki-ler" gibi. Bu durumda da ek yine bitişik ve ince "-ki" biçiminde yazılır.
Reklam

Birleşik Kelimelerin Yazımı

Birleşik kelimelerin bitişik mi ayrı mı yazılacağı, KPSS'de en çok hata yapılan konulardan biridir. Genel eğilim şudur: iki kelime birleşirken ses düşmesi, ses türemesi ya da ses değişimi oluyorsa kelime bitişik yazılır. "Kayın" ve "ana" kelimeleri birleşirken "kaynana" olur (ses düşmesi); "pazar" ve "ertesi" kelimeleri birleşirken "pazartesi" olur. Aynı şekilde birleşme sırasında kelimelerden en az biri anlamını kaybedip yeni ve farklı bir anlam kazanıyorsa (anlam kayması) kelime yine bitişik yazılır: "hanımeli" gerçek bir "hanımın eli" değil bir bitki adıdır; "aslanağzı" gerçek bir aslanın ağzı değil, çiçeklerinin biçimi aslan ağzını andırdığı için bu adı almış bir süs bitkisidir.

Buna karşılık, kelimeler birleşirken hem ses hem de anlam olarak kendi asıl hâllerini koruyorsa çoğunlukla ayrı yazılır. Unvanla birlikte kullanılan özel isimler her zaman ayrı yazılır: "Ali Bey, Ayşe Hanım, Mehmet Öğretmen." Sayı ile isim tamlaması kuran ifadeler de ayrı yazılır: "on iki, altı yüz elli, üç bin." İkilemeler de neredeyse istisnasız ayrı yazılır: "yavaş yavaş, düşe kalka, çoluk çocuk, eş dost."

Bitişik YazılanlarAyrı Yazılanlar
kaynana, pazartesi, cumartesiAli Bey, Ayşe Hanım
hanımeli, aslanağzı, çekyaton iki, üç yüz elli
gökdelen, bilgisayar, gecekonduyavaş yavaş, çoluk çocuk
Kısa hatırlatma: Bir birleşik kelimede ses değişmiş mi (kaynana), anlam kaymış mı (hanımeli) diye sor. İkisinden biri "evet" ise bitişik yazma ihtimali yüksektir; ikisi de "hayır" ise genellikle ayrı yazılır.

Sayıların Yazımı

Metin içinde sayılar genellikle yazıyla yazılır: "iki öğrenci, yirmi beş kişi, üç yüz sayfa." Sayı yazıyla yazılırken basamaklar ayrı yazılır: "bin dokuz yüz yirmi üç" ifadesinde her basamak grubu (bin, dokuz yüz, yirmi üç) ayrı yazılır ve "yüz, bin, milyon, milyar" kelimelerinden önceki sayı da ayrı yazılır. Buna karşılık saat, tarih, sayfa numarası, oran-yüzde ve para tutarları gibi kesin ve teknik bilgiler genellikle rakamla yazılır: "saat 14.30'da, 29 Ekim 1923'te, %50 indirim, sayfa 12."

Sıra bildiren sayılar iki biçimde yazılabilir: ya yazıyla ("üçüncü sınıf") ya da rakamdan sonra nokta konarak ("3. sınıf"). Kesirler ayrı yazılır: "üçte iki, yüzde on beş." Rakamla yazılan büyük sayılarda üç basamaklı gruplar arasına nokta konur (1.250.000), ondalık kısımlar ise virgülle ayrılır (3,14). Bu ayrım, özellikle sayısal verilerin geçtiği okuduğunu anlama ve bilgi yarışması tarzı sorularda dikkat gerektirir.

ÖRNEK

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sayının yazımı yanlıştır?
A) Sınava üç yüz elli öğrenci katıldı. B) Tören saat 10.00'da başladı. C) Kitabın 45. sayfasını okudum. D) Şehrin nüfusu 1 250 000 kişiyi geçti.

Çözüm: Rakamla yazılan büyük sayılarda üç basamaklı gruplar arasına boşluk değil nokta konur; doğrusu "1.250.000" biçiminde yazılmalıdır. Cevap: D.

Kısaltmaların Yazımı

Kısaltmalar genel olarak nokta almadan yazılır; özellikle ölçü birimlerinin kısaltmaları noktasızdır: cm, kg, TL, km, mm. Buna karşılık bazı unvan ve sözcüklerin kısaltmalarında nokta kullanılır: "Dr., Prof., Sn., vb., vs." Kurum ve kuruluş adlarının kısaltmaları genellikle büyük harflerle ve noktasız yazılır: TBMM, TDK, MEB, TÜİK.

Kısaltmalara ek getirilirken kesme işareti kullanılır; buradaki en önemli ayrıntı, eklenecek ekin kısaltmanın yazılışına değil okunuşuna göre belirlenmesidir. "TBMM" harf harf "te-be-mem" biçiminde okunduğu için bulunma hâli eki ince gelir: "TBMM'de." "TDK" de aynı şekilde "te-de-ke" okunur; son ses ince ünlü olan "e" olduğu için ilgi (tamlayan) eki de ince gelir ve "TDK'nin" biçiminde yazılır. Ölçü birimi kısaltmalarında da aynı mantık işler: "5 cm'lik bir kalem" ifadesinde "cm" okunuşu olan "santimetre"ye göre ek alır.

💡 Kısaltmalara ek getirirken aklından şu soruyu geçir: "Bu kısaltmayı yüksek sesle nasıl okurum?" Ekin ince mi kalın mı geleceğine, kısaltmanın harfleri değil okunuşundaki son ses karar verir.

Yazım kuralları konusunun tamamı aslında birbirine bağlı birkaç mantık zincirinden oluşur: büyük harf kullanımında "özel mi genel mi" sorusu, de/da ve ki ayrımında "çıkarılabilir mi, bitişik mi" testi, birleşik kelimelerde "ses ya da anlam değişmiş mi" sorusu, sayı ve kısaltmalarda ise "okunuşa göre ek" mantığı. Bu dört soruyu otomatikleştirdiğinde yazım kuralları sorularının büyük bölümünü hatasız çözebilirsin.

Sık Sorulan Sorular

"de/da" hiç "te/ta" olarak yazılır mı?

Bağlaç olan "de/da" hiçbir zaman "te/ta" olmaz, her zaman ayrı ve "d" ile yazılır. "Te/ta" biçiminde bitişik yazılan yapı ise bulunma hâli ekidir, bağlaç değildir.

"-ki" eki her zaman ince mi yazılır?

Evet, ilgi eki olan "-ki" büyük ünlü uyumuna uymayan sabit bir ektir; kelime kalın ünlülü olsa bile ek her zaman ince "-ki" biçiminde bitişik yazılır.

Bütün birleşik kelimeler bitişik mi yazılır?

Hayır. Yalnızca birleşirken ses düşmesi/türemesi/değişimi olan ya da anlam kayması yaşayan kelimeler bitişik yazılır. Bu değişiklikler yoksa, örneğin unvanlı isimlerde veya ikilemelerde, kelimeler ayrı yazılır.

Önceki konu
← Ses Bilgisi
Sonraki konu
Noktalama İşaretleri →